Yazı Detayı
17 Ocak 2019 - Perşembe 17:37
 
İYİ Parti'yle Aziz Kocaoğlu Bir Olmuş Tunç Soyer'i istemiyor!
Dinç Çoban
dinccoban@gmail.com
 
 

CHP’nin İYİ Parti’yle ittifakı her geçen gün ilginç bir hale geliyor.

Ajanslara düşen haberler şaşırtıyor.

Onlarca örnek verilebilir aslında.

Mesela İYİ Parti’nin grup kurmasını konuşabiliriz uzun uzun. Sonrasında genel seçimlerde İYİ partinin aldığı oy oranını…

Ama bu uzun (!) hikayede iki örnek var ki, onları görmeden kaleme alınamazdı bu yazı.

İYİ Parti, önce Ordu’da bu halka düşmanlık yapmaktan başka hiçbir icraatıyla anılmayan İdris Naim Şahin’i CHP’ye dayattı. Hatta bu yolda CHP’nin en önemli koltuklarından birini işgal eden Seyit Torun’u yanlarına alıp hep bir ağızdan övgüler dizdiler, “taklacı” İdris’e. 

Neyse ki CHP’nin dinamikleri harekete geçti de bir süreliğine de olsa askıya aldılar Ordu’yu.

CHP lideri de kayıtsız kalmadı;

“Örgütümüzü 'Tabanımızı küstürme gibi bir lüksümüz yok' dedi.

Nefes aldırdı…

Bu süre içinde CHP - İYİ Parti görüşmeleri artarak devam etti. Değişik illerde şımarık tavırlar da oldu ama ‘nisbi temsil’ mantığıyla tolere edilebilecek şımarıklıklardı. 

İstanbul Kadıköy’de ya da Ardahan Göle’de meclis üyeliği istemek gibi…

Olur böyle şeyler diyerek geçmek gerekirdi. 

Geçtik.

Ama bir İzmir olayı var ki, evlere şenlik.

Nedir İzmir olayı?

Anlatayım.

İYİ Parti, CHP’nin İzmir adaylarından Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer’in adaylığına,

“tabanımıza anlatamayız”diye karşı çıkmış.

Peki, İYİ Parti’nin Tunç Soyer’le ilgili anlatamayacakları neymiş?  

Kamu kaynaklarını mı harcamış Tunç Soyer?

Seferihisar’ı dünya kenti mi yapamamış?

Çoluk çocuk, bacanak enişte herkesi belediyede kadrolu mu yapmış?

Ne yapmış da anlatamazlarmış?

Muhteremler, Tunç Soyer’in babası Nurettin Soyer’in 12 Eylül askeri darbesi sırasında askeri savcı olarak MHP davalarına girmesini tabanlarına anlatamazlarmış.

Sanki Nurettin Soyer Dev – Yol davalarına da bakmamış gibi. 

Sanki Tunç Soyer, babası savcısı diye faşist darbenin savunucusuymuş gibi.

Faşist darbeyi bütünüyle yargılamak yerine, Nurettin Soyer gibi bir kimlik üzerinden sorgulamak, hele de bunu oğlunun adaylığının olduğu bu dönemde yapmak en basit söylemiyle samimiyetsizliktir, hadsizliktir.

Ve dahi planlıdır.

Kim varsa ardında, bulunmalıdır.

Bu döneme zararı vardır.

İYİ Parti’nin (En azından biz henüz ‘iyi’ diyorken) muhterem temsilcilerinin itirazlarından yola çıkarsak işimiz zor. 

Tunç Soyer’e babası üzerinden yüklenenlerle ilgili sözümüze, muhatapların ailelerine uzun ömürler, göçmüşlerine rahmet dileyerek başlayalım.

O kadar uzağa gitmeyeceğim.

Bütün kadrolarını da irdelemeyeceğim. 

Şimdilik ikisi yeter…

Zira hiçbir CHP’li ne faili meçhulleri sahiplenen Meral Akşener’in ne de Yüce Divan sanığı olmuş Koray Aydın’ın peşinden gitmez, gidemez. 

Muhteremler, moda söylenişiyle ve CHP Grup Başkan vekili Özgür Özel'in söylediği gibi, ‘Bizim sokağın’önünden geçemez.

Mesela, Susurluk bakiyesini temizleyen dönemin İçişleri Bakanı Meral Akşener'in Nisan 2016 tarihinde İçişleri Bakanlığı döneminde işlenen faili meçhulleri sahiplenen ve itiraf gibi olan şu açıklamasını hatırlayalım. 

“Ben, İçişleri Bakanlığı yaptığım dönemde tarihin en uzun, en geniş, en kapsamlı sınır ötesi harekâtına imza atmış bir bakanım. Utanarak söylüyorum bazıları diyor ki sosyal medyada 'Meral Akşener MHP’ye genel başkan olmasın, faili meçhullerin sorumlusu O’dur' diyorlar. Ne derseniz deyin hepsi kabulümdür. Bu ülke için, bu milletin birliği beraberliği için bir şey yapılması gerekiyorsa yapmışımdır, sorumluluğunu da sonuna kadar alıyorum.”

DYP’den AKP’ye geçen ilk figür olduğunu da hatırlatmadan edemeyeceğim.

Demem o ki;

Tunç Soyer’in babası Nurettin Soyer’in darbe savcısı olarak, ülkücülerin davalarına bakmış olmasını unutamayanlar, bizim faili meçhulleri, Susurluk’u, yolsuzlukları unutmamızı bekliyor.

Olmaz.

Zaman unutmaz, bir de anneler!

Gelelim CHP’nin içine…

İşe bakın ki, bir de Aziz Kocaoğlu var Tunç Soyer’i istemeyen. 

Hatırlayalım; 

"Hep koltuğu işgal etmek bana doğru gelmiyor. Bir sistem kurduk oturttuk. Kadro oturdu. Zaten belediyenin 5 yılda ne yapacağı, kim gelirse gelsin belli. Bu hizmetler devam edecek. Siyasetten başka da bir yaşam var. Gerektiğinde bırakmasını bilmek gerekiyor. Ben bu konuda da örnek bir davranış sergilediğim için kendimi mutlu hissediyorum. Koltuk bırakılmayacak bir şey değil. Zirvedeyken bile bırakmasını bilmek gerekiyor. Son örneğim de bu olsun"diyen Aziz Kocaoğlu.

"Genel merkeze ayaklarım gitmiyor" deyip de, kendi istedikleri olmayınca baskına gider gibi genel merkezin kapısına dayanıp, bağırıp çağıran Aziz Kocaoğlu.

Bağırıp çağırınca her istediği olacak sanan Aziz Kocaoğlu.

Muharrem İnce'ye imza toplamak için İzmir'i birbirine katan Aziz Kocaoğlu.

İki dönemdir söz verdiği gibi davransa, kahraman olabilecekken kendi partililerinin bile nefret etme noktasına geldiği Aziz Kocaoğlu. 

Kendisini vazgeçilmez sanan Aziz Kocaoğlu…

Biz yine “biz” diyelim “ben” diyen Aziz Kocaoğlu.

Yazık İzmir'e, ne çok derdi varmış!

Bir lafımız da sayın Kılıçdaroğlu'na;

Onu da Yunus desin…

Ah nice bir uyursun, uyanmaz mısın? 

Göçtü kervan kaldık dağlar başında. 

Çağrışır tellallar inanmaz mısın? 

Göçtü kervan, kaldık dağlar başında.

 

 

 

 

 
Etiketler: İYİ, Parti'yle, Aziz, Kocaoğlu, Bir, Olmuş, Tunç, Soyer'i, istemiyor!, ,
Yorumlar
Haber Yazılımı