Hong Kong'da "şemsiye devrimi!"
Özcan Sapan

Ve Nihayet Samet Aybaba…

Özcan Sapan
ozcansapan@gmail.com - twitter.com/OzcanSapan
 
 

Samet Aybaba, 1977 yılında Beşiktaş'a, İskenderunspor'dan gelmişti. 11 yıl boyunca Beşiktaş’ta top koşturdu. 1988 yılında jübile yaparak hem Beşiktaş'a hem de futbolculuğa veda etti.

Aybaba ardından sırasıyla; Kayserispor, Adana Demirspor, Kayserispor, Ankaragücü, Vanspor, G.Birliği, Gaziantepspor, Trabzonspor, Ankaraspor, Gaziantepspor, Ç.Rizespor, Bursaspor, G.Birliği ve Bucaspor takımlarında teknik direktörlük yaptı. Zaman zaman yarıda bıraktı, kimi takımlarla lig bitene dek çalıştı. Bu arada küme düşenler de oldu. Şike davaları da oldu… Tabii bunca yıl, bunca takım çalıştırınca başarı da kaçınılmaz olarak geldi: Gençlerbirliği ve Trabzonspor ile Türkiye Kupası'nı da kazandı…

Son teknik direktörlük macerasıyla söze başlarsak; Bucaspor’un Süper Lig macerası Bülent Uygun’la başladı, aynı yılın ilk çeyreğinde ise teknik görevi Aybaba devraldı ama Bucaspor küme düşmekten kurtulamadı. Aybaba da işsiz kaldı, ta ki Beşiktaş’ta adı teknik direktör olarak geçene kadar ortalıkta bile yoktu.

Adnan Aybaba TV’lerde spor yorumculuğu yaptığı zamanlarda, ne zaman Beşiktaş’ın teknik heyeti gündeme gelse Samet’i işaret ederdi. “Akıllı adama kırk kere deli dersen delirir” diye bir söz vardır. İşaret edile edile, karpuz kabuğunu aklına düşüre düşüre, nihayet kapı aralandı, efsane (!) içeri girdi.

Ama buna rağmen aylarca teknik kadro tartışması yapıldı. Öneriler, önerileri takıp etti… Bence hepsi hikayeydi… Anlatılan süreç baştan belliydi. Yani geleceği taaa baştan beri biliniyordu. Ara çeşni olsun diye birkaç görüşme ve anlamsız teklifler. Bir dizi isim ve kafa bulandırmalar yapıldı. Oysa daha bu isimler konuşulmadan Aybaba’nın önerileri doğrultusunda transfer görüşmeleri yapılmaya başlanmıştı bile…

Takımdayken “Takım”ın dşındaydı aslında!

Şimdi izninizle kısa anımsatmalar yaparak yoluma devam etmek istiyorum: Stankoviç'in teknik direktörlük yaptığı ve şampiyon olduğumuz 1985-86 sezonunda Galatasaray ile ciddi bir biçimde çekişiyorduk. Yine o sezon oynadığımız Fenerbahçe maçında bizim alt yapıdan yetişen ve şu an da halen alt yapı hocası olan Fikret Demirer resmen sahada şov yapıyordu. Fenerbahçeli futbolculara bacak arası yapmaya başlamıştı bile. O yıllar, hatırlarsınız Ali Şen'in ilk, sözde Fenerbahçe Cumhuriyeti'nin tohumlarını attığı, Türkiye'de Fener antipatisinin çoğalmaya başladığı yıllardı. Fikret’in bu hareketlerinden, şovundan rahatsız olan Samet Aybaba’nın işaret etmesi üzerine Fikret oyundan çıkartılmıştı.

O dönemlerde daha da önemliydi kaptanlık, gerçi şimdi de önemli ama o dönemler kaptan demek, abi demek gibiydi. Her soruna çözüm bulan, her derde deva bir durum söz konusuydu. Samet Aybaba ise bir kaptan olarak, çözmek yerine yönetime bildirmeyi seçen ender kaptanlardandı. O dönem futbolcu olanlar keşke bu yazdıklarımı okusalar, okuyabilselerdi.

Samet kaptanın özellikle Mehmet Ekşi ve Necdet’le de bir türlü yıldızı barışmazdı. Mehmet Ekşi futbolcuların sendikalaşma çalışmalarına aktif olarak katılan bir futbolcu idi. Samet ise bu durumdan oldukça rahatsız oluyordu ve bu durumu olur olmaz yerde de dile getiriyordu. Yani bu futbolcuların sendikalaşma eğilimini veya çalışmalarını ilgili kişi ve kurumlarla bilgi olarak paylaşıyordu…

Beceriksiz Havutçu’yu çekmektense (!)

Nerdeyse direkten girdi bile… 'Döndü' demiyorum 'girdi' diyorum. Şike davasından o kadar mağdur olduk ki. Alnımızın teriyle aldığımız bir kupayı bile iade etme karar aldık. Neden mi? Anlamsız iki telefon görüşmesi ve anlamsız pazarlık meselesi bizi de yaktı. Bakın şu kör talihe; o bahsi geçen kupa maçından sonra ne İbrahim Akın bize geldi, ne de o maçta gole engel oldu. Ayrıca bir gol attığı gibi deli-divane bir oyunla sildi süpürdü ortalığı. Ama ne oldu; şike soruşturmasında ismimiz anıldı da anıldı. Yargılandıkça yargılandık… Biz bile kendimizden şüphelenir duruma düştük. Bu durum tamamen bir beceriksizlikti.

Bu beceriksizliğin temel direklerinin takımla artık ilgisi kalmadı. Havutçu tekrar geldi ama tamamen bir formaliteyi yerine getirmekle ilgili bir durumdu.Yeni yönetim acaba şöyle mi düşündü: Beceriksiz (!) Havutçu’yu çekmektense “becerenler”i getirelim takımın başına! Hem iş görsünler hem de herkes kazansın. Evet, yanlış birşey yazmadım; Samet Aybaba’dan bahsediyorum.

Teknik direktörler Erdoğan Arıca ve Samet Aybaba'nın da 'rüşvet vermek' suçundan 4 ile 12'şer yıl arasında ağır hapis cezasının istendiği davada Gaziantepspor’un başında Samet Aybaba vardı.

Bakın nasıl ve neler oldu; sanık Ali Fevzi Bir ile Gaziantepspor Teknik Direktörü Samet Aybaba arasında geçen telefon konuşmasında, Aybaba'nın, Gaziantepspor'un galibiyeti için yardım talep ettiği belirtilen iddianamede, şunlar kaydedildi, "İstanbul'da 8 Aralık 2001 günü oynanan Göztepe-Gaziantepspor maçında sanıklardan Sadık İlhan'ın orta hakem, Kenan Kozak ve Nurhan Altınsaat'ın yardımcı hakem, Ferhat Gündoğdu'nun da 4. hakem olarak görev aldığı, bu maçtan bir gün önce 7 Aralık 2001 günü Beyoğlu'nda bulunan Euro Plaza Oteli'nde sanıklar Sadık İlhan, Kenan Nurhan Altınsaat, Kenan Kozak ve Ferhat Gündoğdu'ya kadın verildiği ve parasının sanık Ali Fevzi Bir tarafından ödendiği, bu maçı Gaziantepspor'un 3-1 kazandığı görülmüştür."

Eeee tecrübeyle sabit bir durum. Beceriksizler (!) dedim ya. Haksız mıyım şimdi. Bir telefonla konuşması şike vs. vb. derken ortalık karıştı. Ama bakın görün ki bir telefon aslında nelere kadirmiş. O telefon sonunda Gaziantepspor maçı 3-1 kazanmıştı. Bir yorum daha yapmak gerekir mi acaba?

Çarşı ile polemikleri

Hangi takımın başına geçerse geçsin, ne zaman Beşiktaş’la maç yaparsa, ardında bir dizi boyundan büyük laflar etmesi, değil 'Çarşı'yı bütün Beşiktaş camiasını derinden yaralamıştır. Şimdi bunları; nerede, hangi lafları ettiğini anımsatmaya çalışmayacağım. Zaten unutulacak türden davranışlar olmadığı için hepimiz anımsarız diye düşünüyorum.

Her maçın ardından laflar edeceksin ondan sonra kalkıp, "Çarşı bana neden karşı anlamıyorum" diyeceksin. Burada bir ironi yok mu? Ya... bize hep mi anlamayan düşer. Anlaşılmayacak ne var. Sen bizim en çok sevdiğimiz değerlere laf ettikçe, biz de sana karşı olduğumuzu söylüyoruz, pankartlar açıyoruz ve bu durumu anlatan yazılar yazıyoruz, sevmediğimizi söylüyoruz…

Tek tek yazmak ve hatırlatmak mı gerekir. Aralık 2007’de “birbirinize çok yakışıyorsunuz, Samet-Bursaspor, tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş hesabı” Çarşı imzalı pankartı hatırlatırım. Ve tam da bu pankarttan sonrasına denk gelir açıklamaların:

'Çarşı'nın, kendisine karşı olması yönündeki soruyu yanıtlayan Samet Aybaba, derdini şöyle izah eder: "Çarşı bana karşı mı değil mi, kim var onların içinde bilmiyorum. Tanımıyorum onları. Ben Beşiktaş'ta futbol oynarken bunlar daha küçücük çocuklardı. Ben de Beşiktaş'ın tarihindeki en önemli üç kaptanından biriyim. Beşiktaş'ta ‘Çarşı’ veya bir başkasının bana neden karşı olduğu önemli. Zaman zaman gazetelerde okuyorum 'Çarşı Samet'e karşı' diye. Bakıyorum hiçbir şey yok. Çarşı Grubu'ndaki şu nesil benim Beşiktaş'ta oynadığım dönemde kısa pantolonla geziyordu. Başkan da öyle geziyordu. İyi hatırlıyorum, 1982'de şampiyon olduğumuzda şampiyonluk yemeği Erdoğan Demirören'in villasında olmuştu. Yıldırım Demirören de evdeydi. Oradan hatırlıyorum, küçük bir çocuktu Yıldırım.”

“Onlara o gücü verenlere sormak lazım. Süleyman Seba zamanında böyle bir şey yoktu. Tabi ondan sonra kulüp yapısında bazı şeyler değişti. Şu anda baktığınızda ‘Çarşı'nın frekansıyla Beşiktaş yönetiminin frekansı aynı. Demek oluyor ki, 'Çarşı' yönetimin istediklerini seslendiriyor. Bu birliktelik tehlikeli. Sağlıklı değil. 'Çarşı' lideri kim, hiç görmedim hayatımda" dedi.

Sonuçlar hep istediğin gibi olmaz Samet…

Sonra… Fikret, Sarıyer'e transfer oldu. (Kazım Kanat'a göre para için Beşiktaş'tan ayrılmıştı) Ancak bu işin para için olmadığı, sırf Samet'in Fikret'i takımdan uzaklaştırması için yoğun kulis yaptığı da biliniyordu.

Sonra… Samet Aybaba politikaya soyundu. ANAP’tan Beşiktaş Belediye Başkan adayı oldu. Seçimlere girdi. Ama kazanamadı. Evet, demek ki politikaya soyunmakla oyuna soyunmak arasında ince bir fark varmış kaptan. Isınmadan oyuna girersen kırarsın bir tarafını. Isınmadan, düşünmeden, tartışmadan, Beşiktaş’ta kaptanlık yaptın diye bir de belediye başkanı olayım dersen kalbini kırarlar kaptan…

Sonra… Susurluk sanığı Ali Fevzi Bir ile adının karıştığı şike olayında ne olmuştu… 19 Temmuz 2002 tarihindeki ilk duruşmada Samet Aybaba ile Sadık İlhan arasında birlikte bulundukları bir ortamda kavga çıktığını anlatan Bir, şunları söylemişti: “Samet Aybaba bana, Sadık İlhan'ın, bu kavga nedeniyle kin tutup maça bunu yansıtmasından korktuğunu söyledi. Ben de 'öyle şey olmaz, Sadık İlhan'la konuşurum' dedim. Türkiye'de 500 hakem varsa, 300'ünü tanırım zaten. Sadık İlhan'la konuştum. O da bana 'böyle bir şeyin olamayacağını' söyledi. Tekrar Aybaba'yı arayarak, içini rahat tutmasını, Sadık İlhan'ın maçı gerektiği gibi yöneteceğini bildirdim.”

Bu iddia ve suçlamalara karşılık o dönemde Gaziantepspor'un patronu olan Samet Aybaba ile birlikte 11 sanık hakkında delil yetersizliğinden beraat kararı verilmişti.

Sonra… 'Çarşı' ile pek barışamadı Aybaba… Nasıl barışsın ki, 'Çarşı' böyle mesnetsiz top atanı, kendi futbolcusu olsa bile sevmez, sevemez. Ne demek şimdi frekans ayarı vermek, 'Çarşı' ne zaman böyle bir ayar aldı da acımadan, düşünmeden frekanstan bahsedebiliyorsun veya “ben futbol oynarken onlar çocuktu”! Yani nasıl olacak bu iş. Hem gençler diyeceksin hem de çocuktu diyerek küçümseyeceksin. O çocuktu dediğin adamlardan biri de belki benim ama maalesef sen oynarken ben çocuk değildim kaptan. Ayrıca da aramızda 4 yaş var. Merak ediyorsan seyircinin durumunu şöyle kısa bir not olarak geçeyim; benim yaşımda da çok insan var. Veya 1982 yılında Demirören küçücük bir çocuktu demeyi biliyorsun da sayı saymasını neden unutuyorsun? Nasıl mı ben sayayım sana: 1982 yılında Yıldırım Demirören 19 yaşındaydı. Samet Aybaba ise 27 yaşındaydı. Alın size matematik! 19 yaşındaki insana küçücük çocuk diyeceksen vay halimize… Desene takım 35’lik olacak!…

Hiç merak ettin mi… Neden Beşiktaş-Antalyaspor veya Beşiktaş-Sivasspor maçından sonra ne Mehmet Dilek ne Rıza Çalımbay bu türden açıklamalar yapmaz ve biz bu eski canlarımıza karşı kaybetsek bile neden incitici bir söz söylemeyiz? Bu sorunun yanıtını da sen bul istersen.

Ve Samet Aybaba… Her zaman güçlü olanın yanında yer almayı ilke edinmiş bir adam olduğun için, adının geçtiği yerde Susurluk anıldığı için, hak arayan ve örgütlenmek isteyen takım arkadaşını hançerlediğin için, her defasında (hangi takımın başına geçtiysen Beşiktaş’la rakip olduğun zaman maçtan sonra) eski takımın hakkında ileri geri konuşmalar yaptığın için, girdiğin ortamın rengine, siyasetine çok çabuk uyum sağladığın için, bizim gibi hayatın eleğinden geçip yaşını başını alan adamlar hakkında çoluk-çocuk dediğin için sana biraz değiştirerek ama aynı duygularla Neşe Karaböcek dinlemeyi öneriyorum:

Artık sevmeyeceğim…

Bütün kabahat senin…

Ne kadar ağlasan boş…

Ne kadar yalvarsan boş…

Ne kadar kazansan boş…

Takdir etmeyeceğim…

Seni sevmeyeceğim…

 
 
23 Haziran 2012 Cumartesi 12:30
 
 

(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Maltepe Belediyesi sinemacılara kucak açtı
Şair Metin Demirtaş hayatını kaybetti“Can Dostlar” Ataşehir’de buluşuyorCHP gençliği IŞİD'i protesto edecek“Kadıköy’den Suruç’a Zulme Karşı Dayanışma”Aydın Doğan Uluslararası Karikatür Yarışması Sergisi Kadıköy'deYeni Vali Vasip Şahin İstanbul'a geldiBurdur Gölü için “su orucu”Çin Maltepe’ye geliyorKılıçdaroğlu'nun kurbanları Türk Kızılayı'nınÖcalan'dan 'topyekün direniş' çağrısıVan ve Yüksekova'da IŞİD gerginliği
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:25
  • Güneş05:38
  • Öğlen13:21
  • İkindi17:20
  • Akşam20:44
  • Yatsı22:37
 
Anket
İnternete sansür yasasını onaylıyor musunuz?
Evet
Hayır
Kısmen
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Akhisar Bld.Spor
4
3
1
0
10
2
Beşiktaş
4
2
2
0
8
3
Gençlerbirliği
4
2
1
1
7
4
Mersin İdman Yurdu
4
2
1
1
7
5
Galatasaray
4
2
1
1
7
6
Fenerbahçe
4
2
1
1
7
7
Kasımpaşa
4
1
3
0
6
8
Bursaspor
4
2
0
2
6
9
Torku Konyaspor
4
1
2
1
5
10
Gaziantepspor
4
1
2
1
5
11
Eskişehirspor
4
1
2
1
5
12
İstanbul Başakşehir
4
0
4
0
4
13
Trabzonspor
4
0
4
0
4
14
SAİ Kayseri Erciyesspor
4
0
3
1
3
15
Balıkesirspor
4
1
0
3
3
16
Sivasspor
4
0
2
2
2
17
Çaykur Rizespor
4
0
2
2
2
18
KDÇ Karabükspor
4
0
1
3
1
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Arşiv
 
Süper Loto
25.09.2014 Tarihli Çekiliş Sonucu081112394045
 
On Numara
29.09.2014 Tarihli Çekiliş Sonucu05080911151619262728294345525859606670747576
 
Sayısal Loto
27.09.2014 Tarihli Çekiliş Sonucu030920274548
 
Şans Topu
24.09.2014 Tarihli Çekiliş Sonucu051113323311
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji