09 Mayıs 2021 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı kişiye ulaştı.

İstanbul 14°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Akşener’den iktidara: 128 ayrı masal anlatıyorlar

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin Meclis'teki grup toplantısında konuştu.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin Meclis’teki grup toplantısında konuşuyor.

Gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Meral Akşener, “Bugün millet iradesini hiçe sayan, çocuklarımıza yapılan her türlü kötü muameleye sessiz kalabilen çirkin bir anlayışla yüz yüzeyiz” dedi.

“128 milyar dolar nerede?” tartışmaları üzerine AKP’ye yüklenen Akeşener, “128 milyar dolarlık rezerv kayıp, kayıpların peşine düşenler için adalet kayıp, milletin derdine düşenler için demokrasi kayıp, milletimiz için hak, hukuk kayıp, gençlerimizin umudu kayıp, e tabi haliyle 128 milyarı kaybeden  powepoint sunumlarının efendisi damat bakan da kayıp. Ülkemizde birileri bir şeyler sürekli kayboluyor.”ifadelerini kullandı.

Akşener’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“101 yıl sonra bugün ise maalesef millet iradesini hiçe sayan bir iktidarla ve çocuklarımıza yapılan her türlü kötü muameleye sessiz kalabilen çirkin bir anlayışla yüz yüzeyiz. Ne kadar yazık değil mi, nereden dereye!

Sayın Erdoğan ve ekibinin millet menfaatine söylenmiş hiçbir söze kulak asmamak gibi garip bir huyu var. Salgın konusunda da ilk günden beri tüm uyarılarımızı yaptık. Bilim insanlarıyla alan insanlarıyla çalışıp önerilerde bulunduk. Doktor milletvekili arkadaşlarımız arı gibi çalışıp önerilerde bulundular. Biz bu önerileri iktidarı oluşturan muhteremlere ilettik. İstedik ki milletimiz iktidarın beceriksiz ellerinde bari bu kon uda hırpalanmasın ancak maalesef tıp ne derse desin Sayın Erdoğan o meşhur inadıyla bildiğini okumaya devam etti. Bilim 15 gün tam kapanma dedi duymazdan geldi. Salgın büyüdü bilim 28 gün kapanma şart dedi kendisi oralı bile olmadı. Geçen gün yine bilim ve uzmanlara direndi sonuç ortada. Salgın  tam gaz devam ediyor. Büyük illüzyonist Sayın Erdoğan’ın becerikli ellerinde memleket adeta bir kayıplar ülkesi oldu. Sipariş edildiği söylenen aşılar kayıp, gri pasaportla yurt dışına gönderilen belediye görevlileri kayıp, Ege’de adalar, Mısır’da Rabia kayıp; uçan ekonomi masalları anlatılırken 128 milyar dolarlık rezerv kayıp, kayıpların peşine düşenler için adalet kayıp, milletin derdine düşenler için demokrasi kayıp, milletimiz için hak, hukuk kayıp, gençlerimizin umudu kayıp, e tabi haliyle 128 milyarı kaybeden powepoint sunumlarının efendisi damat bakan da kayıp. Ülkemizde birileri bir şeyler sürekli kayboluyor.”

128 MİLYAR DOLAR TARTIŞMASI

“128 milyar doları açıklayacağız diye 128 ayrı masal anlatıyorlar, masal dinliyoruz. Peki sonuç? Sonuç ortada. Milletimizin alın teri döviz rezervimiz birilerinin cebine girmiş. Allah korusun bugün başımıza bir şey gelse cep delikli cepken delik2001 krizinde bile MB döviz rezervi 27,5 milyar dolardı. Bugün eksi 31 milyar dolar. 61 milyar dolar. İşte size ekonomi dehası Sayın Erdoğan ve beş maaşlı danışmanlarının Türkiye’yi getirdiği nokta. Aziz milletim siz iktidarın meseleyi Agatha Christie romanına çevirme gayretine bakmayın. Ben size kayıp 128 milyar doların ardındaki gizemi kısaca özetleyeyim. Ekonominin İnek Şabanı ile badi Ekrem’i el ele verip döviz kurunu baskılamak için Hazine’deki dövizi sattı. Üstelik bu pandemi döneminde olmadı.  Daha 2019 martındaki yerel seçimlerin öncesinde dövizin yükselişini durdurmak gibi siyasi bir amaçla satmaya başladılar. Bir puan Faiz artırmamak için sattılar da sattılar. Şimdi de çıkıp bilançoda eksilen bir şey yok diyorlar Kasadaki dolarları sattınız karşılığında Türk lirası veya Türk lirası cinsinden tahvil aldın. Bir yandan da kredi ve swaplarla borçlandığınız dövizleri ölü fiyatına sattınız bir de utanmadan bunu savunuyorsunuz. Böyle cahillik olabilir mi?  Kendi dolarını satıp bunu swapla geri alıp kasana koyunca hiçbir şey değişmemiş mi oluyor? Swaplardan kaynaklanan yükümlülükleri bilanço içinde değil dışında gösterince bunun bir borç olduğu gerçeğini ortadan kaldırmış mı oluyorsunuz? Eğer gerçekten de kaybolan bir şey yoksa o 128 milyar doları yerine koyun da hep birlikte görelim.

Tüm bu yalan rüzgârın içinde iktidarın sorulmasını istemediği bir aşka soru var. Milletin Hazinesindeki dövizi ortalama 6.20 liradan satan bu iktidar bugün 8.1 lira olan döviz kuru dolayısıyla kimin veya kimlerin cebine 250 milyar lira koydu? Temel soru budur.

“GÜLE GÜLE ERDOĞAN”

Sayın Erdoğan dün 2001 krizinde birkaç milyar dolar için dövizi sattınız ülkeyi soydunuz diye yeri göğü inletiyordun, bugün kaybolan 128 milyar doların hesabı sorulmayacak mı zannediyorsun? Millet soruyor millet sen de çıkıp cevap vereceksin, bu beceriksizliğin hesabını vereceksin. Yapma yok. İşi ona buna havale edip kenara çekilemezsin. Gece yarısı baskınlarıyla pankart indirip milletin ağzına tıkayamazsın. Ana muhalefet partisi genel başkanına fezleke düzenleyerek bu meseleyi kapatamazsın. Çünkü faiz sebep enflasyon sonuç deyip abuk sabuk bir teori uydurup milletin parasını çar çur eden sensin. Aynı bir vatandaşımızın geçenlerde söylediği gibi ‘patates soğan güle güle Erdoğan.

Pandemi döneminde el üstünde tutmamız gereken bir sağlık çalışanımızın düşürüldüğü bu duruma nasıl sessiz kalalım. Pandemi sürecinde yoğun çalışma şartlarında çocuğu olan 4b’lşilerin çoğu sağlık çalışanı oldukları için çocuklarına bakıcı olamadılar. Aralarında evine kamera taktırıp kapıyı da dışarıdan kilitleyip çocuklarını da Allaha emanet edip göreve gidenler var. Bu insanlara yazık değil mi. Böyle umursamazlık olur mu? Allah aşkına çoluğunuz çocuğunuz yok mu sizin. Yazıklar olsun size! Bugün kürsüde 4b’li kardeşlerimizin çilesini konuşacağız. Buradan iktidara seslenmek istiyorum, gelin söz verdiğiniz gibi 4b’lilerin kadro sorununu çözün.”

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Selahattin Demirtaş: Kimse Erkan Oğur’un üstünü çizemez

HIZLI YORUM YAP