02 Mart 2021 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı 8.901.175 kişiye ulaştı.

İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Yağmur Tan

Yağmur Tan

01 Mart 2021 Pazartesi

Erdoğan ‘kademeli normalleşme’ adımlarını açıkladı

Erdoğan ‘kademeli normalleşme’ adımlarını açıkladı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sona erdi. Cumhurbaşkanlığı Sarayı’ndaki toplantı, 3,5 saat sürdü.

Toplantının ardından açıklamalarda bulunan Erdoğan, ”Biz tüm samimiyetimizle siyaset kurumunun en önemli sorumluluklardan birinin Türkiye’yi ayağına vurulan darbe anayasası prangasından kurtulması gerektiğine inanıyoruz. Yeni ve sivil anayasa meselesini tüm platformlarda tartışmaya açarak herkesin katkısını almak üzere bir yola çıkıyoruz. 10 yıldır ülkemizin gündemine getirdik. İnşallah bu defa bunu başaracağız. Kendi hazırlık çalışmalarımıza şimdiden başladık. Korkularla, önyargılarla, ideolojik at gözlükleriyle hareket edersek ne tarih ne de millet bizi affeder. Yeni ve sivil anayasa çağrımızın bilhassa darbelerden mağdur olmuş farklı kesimlerde oluşturduğu heyecanı memnuniyetle takip ediyoruz. Bu konuda söyleyecek sözü olan herkesi yeni ve sivil anayasa hazırlanması sürecinde yapıcı bir anlayışla yer almaya davet ediyoruz. Gelin ülkemizi darbe anayasalarına mahkumiyet utancından kurtaralım. Gelin cumhuriyetimizin 100. yılını sivil bir anayasa ile karşılayalım. Cumhur İttifakı olarak yeni ve sivil anayasa metnimizi tamamlayıp milletimizin takdirine sunmakta kararlıyız” ifadelerini kullandı.

HAFTA SONU SOKAĞA ÇIKMA KISITLAMASI

Erdoğan, ”İlleri mavi-sarı-turuncu-kırmızı diye sınıflandırdık. Tedbirlerin sıkılaştırılması veya gevşetilmesi kararı iyileşme veya kötüleşme durumuna göre verilecek. Normalleşme adımlarının prensipte nasıl atılacağını kapsamlı görüştük. Hafta sonu sokağa çıkma kısıtlaması düşük ve orta riskli illerde tamamen kalkarken, yüksek ve çok yüksek riskli illerde bir müddet daha pazar günü devam edecek. Akşam 21.00 sabah 05.00 arasında sokağa çıkma kısıtlaması sürecek” dedi.

‘YÜZ YÜZE EĞİTİM’ AÇIKLAMASI

Erdoğan, ”Okullar tüm okul öncesi eğitim kurumları ilkokullarda 8. 12. sınıflarda eğitim öğretime açılacaktır. Düşük ve orta riskli şehirlerde eğitim, öğretime başlanacak. Yüksek ve çok yüksek riskli illerde sadece liselerde yüz yüze sınavlarda yapılacak” ifadelerini kullandı.

KAFE, RESTORAN VE KIRAATHANELER

Erdoğan, ”Restoran, kafetarya, tatlıcı, pastane, kıraathane, çay bahçesi gibi yerler çok yüksek riskli iller dışında sabah 07.00 ile akşam 19.00 arasında faaliyetlerini yüzde 50 sınırlama ile sürdürecektir. Halı saha ve havuz düşük riskli illerde gibi yerler sabah 09.00 ile akşam 19.00 arasında faaliyetini sürdüreceklerdir” dedi.

65 YAŞ ÜSTÜ VE 20 YAŞ ALTI

Erdoğan, ”Kamunun çalışma saatleri tüm Türkiye’de normale döndürülecek. İhtiyaç halinde valilikler farklı düzenlemeler yapılabilecektir. 65 yaş üstü ve 20 yaş altı grubu vatandaşlarla ilgili düzenleme düşük ve orta riskli illerde kaldırılırken yüksek ve çok yüksek riskli illerde arttırılacaktır. Sivil toplum kuruluşları, meslek odaları, kooperatifler ve benzeri kuruluşlar genel kurulları düşük, orta, yüksek riskli illerde katılımı 300 kişiyi geçmeyecek şekilde yapılabileceklerdir” dedi.

Devamını Oku

‘Tutkuyla Yüz Yogası’ izleyiciyle buluştu

‘Tutkuyla Yüz Yogası’ izleyiciyle buluştu
0

BEĞENDİM

ABONE OL

25 yıldır televizyon dünyasında kamera önü ve arkasında yer alan Taybars’ın geçtiğimiz aydan itibaren yayına giren programında yüz yogası , pozlar, nefes uygulamaları, yüz jimnastiği, masaj teknikleri, yağlar ve bitki özleri gibi birçok konu işleniyor. Programda ayrıca birbirinden ünlü konuklar da yer alıyor.

Devamını Oku

Kılıçdaroğlu’na ‘linç girişimi’ davası ertelendi

Kılıçdaroğlu’na ‘linç girişimi’ davası ertelendi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ankara’nın Çubuk ilçesinde şehit Er Yener Kırıkçı’nın 21 Nisan 2019 tarihindeki cenaze töreninde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik linç girişimine ilişkin Çubuk 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde davanın ikinci duruşması görüldü. Sanıklar Engin Üce ve Halis Daştan’ın ifadelerinin ardından CHP aracına taş atan sanıklara zararı ödemeyi kabul edip etmedikleri soruldu. Sanıklar bu öneriyi kabul etti.

CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya şikayetçi olarak duruşmada ifade verdi. Kaya “Öldürmeye tam teşebbüsün olduğu bir davanın küçük duruşma salonunda yürütülmesini eleştiriyorum. Ben lebalep demeyeceğim, salon hınca hınç dolu” dedi. Kaya, cenazeye katılacaklarının önceden belli olduğunu ve bir gün önce ilgili makamlara koruma ekibi tarafından bildirildiğini söyledi. Sanıklar, Kaya’nın konuşması sırasında sözlü müdahalede bulununca hakim sanıkları uyardı.

“YALANA TAHAMMÜLÜMÜZ YOK”

Sanıklardan Vahit Delibaş, “Sayın hakimim bizim yalana tahammülümüz yok” dedi. Avukat Celal Çelik’in hakimi uyarması üzerine Delibaş’ın “Yalana tahammülümüz yok” sözü tutanağa geçildi. Sanık avukatlarından Fatih Atalay, Kaya’nın sanık Delibaş’a “Hadsiz” sözünün de tutanağa geçmesini istedi. Bunun üzerine Atalay ile Kaya arasında gerilim yaşandı.

İfadesini sürdüren Kaya, “Protokol karşılamasının ardından birileri işaret vermişçesine protestolar başladı” dedi. Kaya, cenaze namazı öncesinde AKP Genel Sekreteri Fatih Şahin’in Kılıçdaroğlu’nun elini sıkmadığını ve namaza durmadan önce birileriyle fısıldayarak konuştuğunu aktardı. AKP Genel Sekreteri’nin konuşmasının ardından kendilerine yönelik protestonun sürdüğünü belirten Kaya, imamın uyarısına rağmen protestoların devam ettiğini kaydederek, “Sanıklar şehide saygı diyorlar ama şehidin cenaze namazının kılınmaması için ellerinden gelenleri yapıldı” dedi.

Kaya, şehit cenazesi top arabasına konulduktan sonra saygı duruşunda bulunduklarını, arabanın arkasından yürümeye başladıklarında protokolün diğer unsurlarının aracı takip etmediğini vurguladı. Kaya, “Burası şunun için kritik. Biz arabanın arkasından yürürken bir güruh araya set ördü” dedi.

Kaya ‘güruhun’ Kılıçdaroğlu’na yönelik sözlü saldırılarının fiili saldırıya dönüştüğünü belirterek, “Yumruk, tekme, sopa, bıçak. Bıçakla kimin saldırdığını isim olarak hatırlamıyorum. Genel Başkanımıza vurulmasın diye kendisine siper oldum. Benim iki kaburgamın kırıldığını akşam hastanene öğrendim. Sanıklar Genel Başkanımıza uluşamadıklarında yumruk, tekme bizi geldi. Sanıkların ve Genel Başkanımızın düşmemesi için çaba gösterdik. Sanıklardan birisi de düşse yerde linç olurdu” diye konuştu.

“SANIKLARIN ŞEHİDE SAYGISININ OLMADIĞI ORTADA”

Kaya olaya çok az sayıda askerin müdahale ettiğini kaydederek, şöyle devam etti:

“Genel başkanımızı eve yönlendirdik. Levent Gök de oradaydı. Genel Başkan eve yönlendirildiğinde Gök, yalnız kaldı. Ona da saldırılar yapıldı. Ben de onu kurtarmak için aldım, bir araca bindirdim. Evin etrafındaki öldürme hırsını alamayan kabalık beklerken, biz de bir kenarda bekledik. Bu organize bir harekettir. Tepki veya kızgınlık sonucu meydana gelmiş bireysel olay değildir. Bu olayda sanıkların şehidi en ufak saygısının olmadığı cenaze namazının kıldırılmamasıyla ortada.”

“SLOGANLAR ATILDIĞI BİLGİSİ GELDİ”

CHP Ankara Milletvekili Murat Emir de şikayetçi olarak duruşmada dinlendi. Emir, soruşturma aşamasındaki ifadelerin tekrarlayarak, şunları söyledi: 

“Şehit cenazesini Çubuk İlçe Başkanımdan bir gün önce öğrendim, saat 18.00  civarıydı. Sayın Genel Başkanı bilgilendirdim. Sayın Genel Başkanın cenazeye katılacağı bilgisi geldi. Cenazeye katılacağımızı Genel Başkanın koruma ekibi ilgili daireye bildirildi…. Genel Başkanımızla aynı araçtaydık. Koruma görevlilerinden sloganlar atıldığı bilgisi geldi. (Hakim ‘sizden önce giden belediye başkanına ilişkin olabilir mi?’ diye sorunca) Belediye Başkanına mı olduğunu bilemem. Biz devletin gerekli güvenliği aldığını düşünerek, cenaze yerine gittik. O sırada her an bu taşkınlıkların sonlandırılacağını ve cenaze namazının kılınacağını düşünüyordum. Olaylar gittikçe şiddetlendi.

“HULUSİ AKAR TANIK OLARAK DİNLENMELİ”

Dikkat çekici bir olay oldu. Her şehit cenazesinde katılan bütün erkan protokol gereği şehidin konulduğu top arabasının arkasından yürür. Burada Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ı ve protokolü göremedik. Top arabasının arkasından yürümeden ayrıldılar. Başta Hulusi Akar olmak üzere diğer bakan ve görevlilerin neden top arabasının arkasından yürümediğini ve devlet protokolüne uymadığını mahkemenizin araştırması gerekir. Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve diğer yetkililerin tanık olarak dinlenmesini istiyorum. Kendilerini bundan neyin alıkoyduğu sorulmalı. Biz bir anda azgın kalabalık ile baş başa bırakıldık. Ondan sonra sizin etrafımızdaki mülki erkanın korumaları da çekilince Genel Başkanın korumaları ve bizler o kalabalıkla baş başa bırakıldık. Bana da vuruldu ama kimin olduğunu göremedim. Özellikle tekme şeklinde. Dizimden yaralandım ve yaralandığıma ilişkin raporu mahkemeye ilettim.

“O 40 DAKİKA ARAŞTIRILMALI

Uzun bir yürüyüş yaptık, nereye gittiğimizi bilmiyorduk. Genel Başkanın sığındığı eve gidinceye kadar ‘Öldürün, vurun, bırakmayın’ şeklinde tehditlere maruz kaldık. Evde geçirdiğimiz süre 1,5 saat. Saldırganlar yaklaşık 40 dakika evin etrafında bekleyebildiler. Eve de girebilirlerdi. Oradaki fiziksel olanaklar düşünüldüğünde özellikle güvenlik çemberinin alınmadığı ve bizim ‘Yakın’ diye tehdit edildiğimiz o 40 dakikanın araştırılması lazım. Bilinçli olarak güvenlik tedbiri alması gerekenlerin almadığını düşünüyorum. Mahkemeniz Akar ve yanındakilerin top arabanın arkasından neden yürümediğini, eve sığınana kadar yapılan yürüyüşte niye etkin önlem alınmadığını, biz evin içindeyken 40 dakika kadar niye güvenlik çemberi oluşturulmadığını araştırmadan mahkemeniz görevini yapmış sayılmaz.”

Şikayetçi olarak ifade veren CHP Genel Başkan Başdanışmanı Deniz Demir şöyle konuştu:

“Genel Başkanımız vatansever olduğu için bütün şehit cenazelerine katılmaya özen gösterir. Sabah cenaze törenine katılmak için yola çıkmıştık. Özel Kalem ve koruma müdürü emniyete ve ilgili yerlere katılacağımızı bildirmiştir.”

“FATİH ŞAHİN ELİNİ SIKMADI”

Araçtan indiğimizde kalabalığın yuhaladığını duydum. Genel Başkanın protokolü selamlaması sırasında AKP Genel Sekreteri Fatih Şahin elini sıkmadı. ‘Bay Kemal burada ne işin var’ diye slogan atıldı. Kalabalık elini sıkmadığını gördü ve cenazenin ön tarafında bulunan kalabalığın provoke olduğunu düşünüyorum. Top arabası geçtikten sonra Genel Başkanımıza saldırı oldu. Genel Başkanımızın gözlüğünü çıkardığını gördüm. Ben alarak cebime koydum. Yumruk ve sopalarla saldırı oldu. Amaç bizi düşürüp Genel Başkana ulaşmaktı. Öldürme kastıyla yapıldı.”

“DEMİR SOPALI GENÇLER VURMAYA ÇALIŞTI”

Genel Başkanımız eve girerken ellerinde demir sopalar ve keser olan gençlerin çıktığını, vurmaya çalıştığını gördüm. Genel Başkanımızla eve girdim, dışarıdan gelen bağırtılar üzerine Genel Başkanımızın bulunduğu hole geçiş olmasın diye evin bazı kapılarını kilitledim. Ev sahibi evden ayrılmamız gerektiğini ve bu olaydan sonra kendisini yaşatmayacaklarını söyledi. Sonra eve giren bir bayan ‘Çık buradan, ne işiniz var. Siz PKK ile iş birliği yaptınız’ dedi. Genel Başkanımız Artvin’de PKK’nın saldırdığını ve liderler arasında tek kendisine saldırıda bulunduğunu söyledi. Oğlunun Sivas’ta askerlik yaptığını ve diğer siyasi parti genel başkanları gibi bedelli askerlik yapmadığını belirtti. Kadın bunları bilmediğini söyledi ve yumuşadı. Oradan ayrıldı…. Olay öldürmeye teşebbüs ve linç girişimiydi.”

CHP çalışanı Barış Bozkurt, Akkuzulu köyüne araçla geldiklerinde bir güruhun slogan atarak bağırmaya başladığını söyleyerek, araçtan indiklerinde yürüyüş alanı ile kalabalığın arasındaki bariyerlerin olduğu protokol yolundan cenaze namazına geçtiklerine söyledi. Bozkurt, namaz başlamadan sloganların devam ettiğini aktararak, “Görevim gereği çok şehit cenazesine katıldım. Ben hiçbir imamın 55 saniyede şehit cenazesinin namazını kıldırdığını görmedim” dedi.

Bozkurt, şehit cenazesi top arabasına konulduktan sonra arkasından giderken sloganların devam ettiğini vurgulayarak, “45 dakika gibi bir süre tekme, tokatlar arasında sürüklendik. Koruma müdürünün ‘Karşımızdaki eve gidelim’ dedi ve eve girdik. Eve girene kadar geçen sürede üzerimize çamur atıldı. Taş birikintileri vardı, bize doğru atıldı” diye konuştu.

“DEVLETİN ARACINA TAŞ ATILDI”

Eve girdiklerinde atılan taş sonucu salon camının kırıldığını vurgulayan Bozkurt, ne olduğunu anlamak için telefonları çekmediği için televizyonu açtığını ve A Haber Televizyonu’nun canlı yayınında dışarıda “Yakın bu evi” diye bağıran kadının görüntüsünü gördüğünü söyledi. Bozkurt bu kadar hızlı yayın yapılmasını “(Saldırının) Organize olduğunu ifade ediyor” diye yorumladı.

Bozkurt, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın kalabalığı sakinleştirmek için “Amacınıza ulaştınız” diye seslenildiğini belirterek, Kılıçdaroğlu’nun evden çıkarıldığı zırhlı araca taş atılmaya devam edildiğini ekledi. Bozkurt, “Devletin aracına taş atıldı” dedi.

CHP Genel Başkan Başdanışmanı Kenan Nuhut, cenazeye katılacaklarını önceden bildirdiklerini söyledi. Nuhut cenaze törenine Kılıçdaroğlu geldiğinde yuhalamalar olduğunu belirterek, “Cenaze töreninin yapılacağı alana geldik. Savunma Bakanı Hulusi Akar, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, AK Parti Ankara Milletvekili Emrullah İşler vardı. İmamlar cenaze namazını kıldırmak istiyordu fakat kalabalığın sesinden dolayı kılınamıyordu. Namaz başladı, kıldık mı kılmadık mı anlayamadım” dedi.

Top arabasının arkasından giderken zor yürüdüklerini söyleyen Nuhut, kendilerine yönelik demir çubuklar ve sopalarla yapılan saldırı nedeniyle sırtında morarmalar olduğunu kaydederek, “Sayın Genel Başkana yönelik öldürme kastıyla bir saldırı vardı. Birinin bıçak çektiğini gördüm. CHP Spor Kurulu üyesi Mustafa Yavuz, şahsın eline vurarak bıçağı düşürdü. Kalabalık arasında Osman denilen zatın yumruk attığını da gördük” diye konuştu.

Nuhut, Kılıçdaroğlu eve sığındığında bir kadının “Yakın bu evi” diye bağırdığını söyleyerek, “Osman isimli şahsın da Genel Başkan evin içerisindeyken gençlere ‘Girin içeri’ diye bağırdığını gördüm” diye ekledi.

KILIÇDAROĞLU POLİS PARKASI GİYEREK ÇIKMAYI REDDETTİ

Nuhut, Kılıçdaroğlu’nun evden çıkarılması için Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın “Sizi çıkarmak için polis parkası giydirelim” dediğini ancak Kılıçdaroğlu’nun bunu “Nasıl girdiysem öyle çıkarım” diye reddettiğini anlattı. Nuhut, Kılıçdaroğlu zırhlı araçla evden çıkarılırken gençlerin çöp varilleriyle taş sürüklediğini belirtti.

“TAHRİK DEĞİL ADAM ÖLDÜRMEYE TAM TEŞEBBÜS

Avukat Celal Çelik, sanıkların “Yakın, gömün” diye bağırdığını ve ‘adam öldürmeye tahrikten’ dava açıldığını vurgulayarak, “Suç adam öldürmeye teşebbüs kapsamında kalıyor. Bu nedenle mahkeme görevli değildir. Önümüzdeki duruşma görevsizlikle ilgili taleplerimizi açıklayacağız. Milli Savunma Bakanı ve dönemin Emniyet Genel Müdürü, sayın genel başkanımızın koruma müdürünün dinlenmesi gerekecek” dedi.

Cumhuriyet Savcısı mütalaasında, sanık Sevim Gölyeri’nin savunmasında kendine isnat edilen suçların bir bölümünü kabul ettiğini ancak “Evi yakın” şeklindeki sözü kabul etmediğini hatırlatarak kriminal inceleme yapılmasını; CHP Ankara Murat Emir’in Milli Savunma Bakana Hulusi Akar’ın tanık olarak dinlenmesi talebinin reddini; sanıkların adli kontrol hükümlerinin devamını istedi.

DURUŞMA 21 HAZİRAN’A ERTELENDİ

Hakim, usulüne uygun duruşmaya katılmayan tanıkların zorla getirilmesine, CHP’li Emir’in Bakan Akar ve protokoldeki diğer kişilerin tanık olarak dinlenmesi talebinin ileri aşamada değerlendirilmesine, geçen duruşma hakkında zorla getirilme kararı çıkarılan sanık Niyazi Altuntaş’a yeniden zorla getirme emri çıkarılmasına karar vererek duruşmayı 21 Haziran’a erteledi. Hakim, duruşma tarihi verirken “Suça sürüklenen 10 çocuk o tarihte reşit oluyor, onlarla birleştirmek için ileri tarih verdim” dedi.

KAÇ KİŞİ YARGILANIYOR, NE KADAR CEZA İSTENİYOR?

Kılıçdaroğlu’na yönelik linç girişimine ilişkin Çubuk 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılanan davanın ilk duruşması 30 Kasım 2020’de yapıldı. Kılıçdaroğlu’na yumruk atan Osman Sarıgün “Unuttum, çok zaman geçti” demişti. Sanık Vahit Delibaş ise “Kılıçdaroğlu’nu öldürmek isteseydik, zaten çıkamazdı. O kadar kalabalık vardı” diye kendisini savunmuştu.  Davada 6’sı kadın 36 sanık 1 yıl 8 ay 15 gün ile 28 yıl 10 ay arasında değişen hapis cezası istemi ile yargılanıyor.

Devamını Oku

İstanbul Valisi’nden ‘kademeli normalleşme’ açıklaması

İstanbul Valisi’nden ‘kademeli normalleşme’ açıklaması
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İstanbul Valisi Ali Yerlikaya sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “İstanbul İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Kemal Memişoğlu ve sağlık idarecilerimizle İstanbulumuzdaki kademeli normalleşme sürecimize dair değerlendirmelerde bulunduk” ifadelerine yer verdi. Vali Yerlikaya toplantıya ilişkin fotoğrafları da yine sosyal medya hesabından paylaştı.

Devamını Oku

5 yaşındaki çocukta mutasyonlu virüs tespit edildi

5 yaşındaki çocukta mutasyonlu virüs tespit edildi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Konya Tabip Odası Başkanı Dr. Eyüp Çetin, bugün düzenlediği basın toplantısında aşının bulunmasının insanların rehavete sevk ettiğine dikkat çekti. Çetin, ”Konya, maske ve mesafe kurallarına çok fazla duyarlı değil. Toplu organizasyonlar, en önemlisi de aile içi ziyaretleri sonlandıramadığımız için bugün kırmızı listedeyiz. Aşının bulunmuş olması da insanları rehavete sevk etti. Ama sağlık camiası olarak, aşı olmazsa olmazımız. Fakat aşı yüzde yüz koruyucu değil. Mutasyonlu virüsün de çıkmasıyla iki kesim çok büyük zarar gördü” dedi.

Herkesi kurallara uymaya davet eten Çetin, kurallara uymayanların ise iş yerleri kapalı olan esnaf ile gecesini gündüzüne katıp çalışan sağlık çalışanlarının vebaline girdiğini ifade etti.

Çetin şunları söyledi: ”Sağlık camiasında, 1 yıldır tüm arkadaşlarım can siper hane cephede çalıştık, savaştık; ama maalesef sonunu getiremedik. İkinci kesim ise küçük esnaf dediğimiz restoranlar, kafeler diğer iş yerlerini kapattığımız belki okullar, okullara tedarik sağlayan esnafımızın işleri durma noktasına geldi. Kurallara uymayan insanların bu işleri kötüye giden esnafın vebaline girdiklerini farkında olsunlar. Resmi otoritemiz ‘Kovid bitti artık serbestiz’ diyene kadar, kurallara uyma noktasında gayret gösterelim”

HES kodu çağrısı

Şehir giriş ve çıkışların ‘HES’ kodu uygulamasıyla yapılması gerektiğini ifade eden Çetin, hafta sonu kurallarına uyulmadığını kaydetti. Çetin, ”Konya’da vatandaşların hafta sonu sokağa çıkma yasağına uymadığını görüyoruz. Hafta sonu sokağa çıkma yasağının kaldırılarak, hafta içi yasakları saat 22.00’den 19.30’a çekilmesini ve bu hususta ev ziyaretlerinin toparlanacağını ümit ediyoruz. Pandemideki bugün geldiğimiz nokta çok önemli 350-400 civarında günlük vakamız var” diye konuştu.

Mutasyonlu virüs

Mutasyonlu virüslerin gençlerde de görüldüğünü belirten Çetin, ”Hızlı bir şekilde de yayıldığını düşünürsek yeni tedbirler alma zamanı geldi. Ama eğitim gerçekten kanayan bir yara, okullar mutlaka açılmalı diye düşünüyoruz. Fakat tedbirleri alarak ve öğretmenlerimizi aşılayarak hem sağlık eğitiminin hem de normal eğitimin sürecine girmesini arzu ediyoruz. Konya’da mutasyonlu virüs vakası var. Hatta çok sayıda, yaşları da genç. 5 yaşındaki çocukta dahi görüldü” dedi.

Devamını Oku