21 Ekim 2021 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı kişiye ulaştı.

İstanbul 16°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Devlet Bahçeli istedi YÖK harekete geçti!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli istedi. YÖK üniversite sınavlarında barajın düşürülmesi için çalışma başlattı. Peki bu mümkün mü? İşte ayrıntılar...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, üniversite sınavlarının kaldırılması gerektiğine ilişkin açıklaması tartışmalara neden oldu. Genel başarı düzeyinin düşüklüğünü pandeminin olumsuz koşullarına bağlayan Bahçeli, bu durumun TYT baraj puanını 140’a; AYT baraj puanın da 160’a çekilmesiyle çözüleceğini belirtti. Bahçeli’nin üniversite sınavlarında baraj puanlarının düşürülmesini istemesinin ardından, Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK), konuyla ilgili çalışma başlattı ve AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a sundu.

Konuyu Cumhuriyet.com.tr’den Senanur Yıldırım’a değerlendiren Akdeniz Üniversitesi Eğitim Bilimleri Öğt. Üyesi Prof. Dr. Engin Karadağ, üniversite sınavlarının kaldırılmasının mümkün olmadığını söyledi.

Devlet Bahçeli’nin öne sürdüğü gibi üniversite sınavlarının kaldırılma ihtimali var mı?

Şu an için kaldırılması mümkün değil, bugün Türkiye’de 17 bin civarı tıp kontenjanı var. En son giren öğrenci 20 binle girdi dolayısıyla, kontenjan talepten daha düşük. Talep çok fazla var, öğrencileri nasıl yerleştireceğiz? Bu durumda sınavla temel anlamda eşit bir yarış veriliyor. Adaletli bir yarış diyemeyiz, ekonomik durumları birbirinden farklı öğrencilerin sınava hazırlanması tabii ki bir değildir. Ama eşit bir sınava giriyoruz, sınavın adaletli olmasından bahsetmek başka bir mesele. Yarışmadan çeşitli özelliklerle birinciyi ikinciyi ve üçüncüyü yerleştirirseniz bu bambaşka bir mesele olur. Bizim anlamadığımız nokta şudur, sınavla öğrenci yeterliliği ölçülmüyor, bir sıralama yapılıyor dolayısıyla sıralama da ihtiyaç her zaman talepten fazla olduğu için sıralama ile üniversite sınavlarının uygulanması zorunludur.

Bahçeli’nin belirttiği gibi üniversite sınavları kaldırılırsa sonuçları neler olur?

Şu an da zaten tıp fakültelerine nadir şekilde sosyoekonomik durumu düşük öğrenci giriyor. Bu sınavlarla kimse giremez, yerine başka bir mekanizma gereklidir. Yeni mekanizmada bile sınav olacak, Amerika’da dahil olmak üzere dünyanın her yerinde sınav var. Amerika’da yapılan bu sınavların yüzdesi düşüktür. Bizim için önemli olan da, sınavın zamana yayılmasıdır. Sınavın bir kere yapılmasındansa, zamana yayılması mühimdir. Öğrenci o gün rahatsız olabilir veya başına bir şey gelebilir ve sınava gelmesi engellenebilir. Bunun tersine öğrencinin her zaman girebileceği bir sınav daha adaletli olur. Bahsettiğim sistem dışında bir sistem getirme şansımız yok. Kaldırılan sınavın yerine başka bir sınav getirmemiz lazım, şu an yerine getirilecek bir bir sınav belirli bir maddi refaha sahip çocukların işine yarayabilir.

“ÖĞRENCİLER KALDIRAMAZ”

Üniversite sınavları kaldırılırsa, Amerika’da olduğu gibi sosyal ve sanatsal etkinlikler puanlanabilir. Referans mektupları puanlanabilir ve bunu sadece özel okulda okuyan elit ailelerin çocukları alabilir. Siyasi tartışmaları bir kenara bırakacak olursak, üniversite sınavlarının kaldırılmasını en çok özel okullar ve özel sektöre yakın olanlar istiyor diyebiliriz… Çünkü kendilerinin yararına görüyorlar. Bahçeli’nin açıklaması dışında, her üniversite kendi öğrencisini seçsin tartışması var. Evet, kulağa çok hoş geliyor ancak bir örnek üzerinden gidelim. Sivas’ta yaşayan bir öğrenci Marmara Üniversitesine başvuruyor ve sonra Yıldız Teknik Üniversitesine gidiyor, bir öğrenci bunu ekonomik veya zamansal olarak kaldıramaz.

Nasıl bir sistem uygulanabilir?

Üç milyon öğrenciyi göz önünde bulunduralım, önemli olan sınavın kaldırılması değil içeriğin düzeltilmesidir. Sınavı sıralamadan, yeterlilik sınavına dönüştürerek düzeltebiliriz. Öğrenciler sosyal medya üzerinden bir kampanya başlatsa ve 3 milyon kişi de 10 net üzerine anlaşsa kontenjan yine boş kalmaz. Herkes aynı puanı alsa da, lise puanları ve ortalamalar gibi sıralama devam ediyor. Sınavın yeterlilik sınavına dönüştürülmesi gerek, bu durum da liseden itibaren gerçekleştirilebilir. Öncesin de lise yeterlilik sınavı vardı, ona benzer bir sistem kurgulayabiliriz. Anca o zaman tıp fakültesine girecek öğrenciden bu yeterliliği isteyebiliriz. Sınavın yeterliliğe indirgenmesi baskıyı azaltabilir. Sınavı senede bir kere değil beş kere yapabiliriz bu olanağımız var. Öğrenci kendi ücretini zaten karşılıyor bu yüzden istediği zaman girebilir. Ancak şu an bu sıralama sisteminden uzaklaşmak zor görünüyor. Bugün uzun boya göre tercih yapılsa ve boya öncelik verilse, emin olun Türkiye’de boy uzatma kursları açılır! Sınavların amacı milim de olsa diğerinin önüne geçmek, bugün dershaneler biter yarın kurs adını alır.

Sınavların kaldırılmasının üniversite öğrencilerine yansıması nasıl olur?

Bahçeli’nin birinci açıklaması barajın düşürülmesi, bu durum maç bittikten sonra var odasına çıkıp şimdi ofsaytı kaldırdık önceki ofsayta da bakalım demeye girer. Kurallar tartışılır ama baştan hedeflediysen uymak zorundasın. İnsanların vergi kaçakçılığı yapması veya borçlarını ödememesinin sebebi de budur. Kurallar sürekli geriye doğru değişiyor. Bu meselede maç bitmiş, kontenjan belli. Amacımız herkesin üniversiteye yerleşmesi mi yoksa insanların özelliklerine göre yerleştirilmesi mi? Bunu düşünmemiz lazım.

Burada diğer bir soru da üç milyon kişinin kaçının üniversite okumak istediğidir. Kaç kişi sınava kendini denemek için giriyor bilmiyoruz bundan dolayı yorum yapmak zor. Bir de şöyle bir yanlış var, 140 puan almış bir öğrenci üniversitede ne yapabilir? Barajların düşürülmesi, üniversitenin kalitesini düşürüyor. Öncesinde Çin pazarları vardı, ne alırsan bir liraya gelirdi. Bir liraya düşüreceğin ürünü belirli bir kaliteye çıkartma ihtimalin yok. Siyasetçilerin bu konuda dikkatli olmaları gerek. Zamanında OKS kaldırıldı ve yerine yine bir sınav geldi. Sınavsız yapma şansımız yok, arz her zaman talebin önündedir. Talep fazla olunca enflasyon oluşur, Türkiye’de bir öğrenci ve not enflasyonu var. Göreceli olarak istek çok olunca değişimler mümkün olabilir.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Pekcan’ın dezenfektan skandalında yeni detay!

HIZLI YORUM YAP