Erdoğan’dan Türk Tabipler Birliği’ne sert tepki

14 Ekim 2020 13:55 Gündem
AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 7 ay sonra ilk kez partisinin Meclis Grup toplantısında konuştu. Erdoğan, TTB ve diğer meslek örgütlerini hedef alarak, “Çoklu baro sisteminde yapıldığı gibi Türk Tabipleri Birliği ve diğer meslek kurumlarında da yapmak durumundayız” dedi. Erdoğan, cumartesi günü Karadeniz'de bulunan yeni rezerve ilişkin açıklama yapacaklarını da söyledi.
Erdoğan’dan Türk Tabipler Birliği’ne sert tepki

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM’de partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulunuyor.

Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:

“Bu salondaki son toplantımızı 11 Mart’ta yapmıştık.  Salgın döneminde vekillerimizle telekonferanslarla ya da kısıtlı yüz yüze görüşmeler yapmıştık. Grup toplantısı yapamamıştık.

29 Temmuz gününe kadar 233 birleşimdeki 995 oturumda 27’si kanun, 40’ı sözleşme olmak üzere 67 düzenleme Meclis’imizde kabul edildi. Yeni dönemde de bizi çok önemli bir gündem bekliyor. Geçen dönemden devralınan işler ve yeni düzenlemelerle ilgili kapsamlı bir çalışma yapıldı. Kanun hazırlıklarını titizlikle takip ediyoruz. Vekillerimizden gelen tüm talepleri değerlendiriyor, mümkün olduğunca olumlu şekilde değerlendiriyoruz.

Teröre bulaşmaması ve hukuka uygun şekilde davranmasıyla her siyasi görüşün yeri, anlamı, söz hakkı vardır. AK Parti bu zenginliğin korunması ve zenginleşmesi için çalışmıştır. Meclis’imiz tek ses, tek yürek olarak hep yanımızda durdu. Yolumuzu kesmeye yönelik saldırıları, engel olarak görmek yeni yol ve yöntem arayışlarının fırsatı haline dönüştürdük. Birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi muhafaza ederek engelleri birer birer aşmayı başardık. Milletimizin beklentilerine titiz bir çalışmanın ardından birer birer hayata geçirmekte kararlıyız.

Cumhur İttifakı olarak güçlü dayanışma ve gerektiğinde sağlayacağımız uzlaşmalarla Meclis’in yeni yasama yılını en iyi şekilde değerlendireceğiz. Desteğini yanımızda bulduğumuz MHP ve Genel Başkan Sayın Devlet Bahçeli’ye şahsım ve heyetim adına şükranlarımı sunuyorum.

YENİ MÜJDELER VAR 

Doğu Akdeniz’de ülkemiz ve KKTC’nin hak, hukuk, çıkarlarını gözetmeyen hiçbir planın hayata geçme şansının olmadığını, ortaya koyduğumuz sağlam duruş ile herkese gösterdik. Yavuz gemimizin güvenliğini donanmamız sağlıyor. Oruç Reis gemimiz de bakım çalışmalarından sonra devam ediyor. AB ve NATO platformlarında yürütülen görüşmelerde sözlerini tutmayan Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi’ne hak ettikleri cevabı sahada vermeyi sürdüreceğiz.

Sondaj filomuza kattığımız Kanuni, bakım çalışmalarından sonra Karadeniz’deki görevi için yola çıktı. İstanbul ve Zonguldak’a uğrayarak belirlenen sondaj alanına ulaşacak Kanuni’den de inşallah müjdeli haberler bekliyoruz. Halen süren sondaj çalışmalarından da yeni müjdeler geliyor. İnşallah Cumartesi günü Fatih sondaj gemimize gidip, çalışmaları bizzat görecek hem de yeni rezerv miktarını açıklayacağız.

EKONOMİK VERİLER

Küresel ekonomi değerlendirmeleri Türkiye’nin dünyadaki pastadan aldığı payın yükseldiğini vurguluyor. AB içinde üretim ve tedarik konusunda hızlı bir yükselişe geçmiş bulunuyoruz. AB ile aramızdaki sıkıntıları en kısa sürede neticelendirerek, bu olumlu grafiği iyileştireceğiz.

Ülkemizde kimi salgın tedbirlerinden kaynaklanan sıkıntılar yaşandığını unutuyor değiliz. Milletimizin derdi bizim de derdimizdir. Herhangi bir yerde, herhangi bir vatandaşımızın işiyle, aşıyla, eğitimiyle, güvenliğiyle ilgili endişesi varsa bunu gidermek boynumuzun borcudur. Salgının kontrol altına alınmasıyla sorunlar kendiliğinden ortadan kalkacaktır.

Ülkenin ve milletin ortak çıkarları konusunda biraz feraset, biraz ahlak, biraz akıl beklemenin hakkımız olduğunu düşünüyorum. Teröristlerin yanında, zalim rejimlerin arkasında, hasımların diz dibinde yer almaya siyaset diyemeyiz. Milletimiz buna bir isim vermiştir. Muhalefet adına konuşanların çoğu zaman hezeyana varan açıklamalarına gerektiğinde zaten cevap veriyor. Meydanı ülkenin istikrarını bozmak, kaostan istifade etmek isteyenlere bırakmayacağız. Sinsi oyunlarına gelmeyeceğiz. Ülkemiz siyaseti geleceğinde, karşımızdakilerin ne dediği, ne yaptığından ziyade bizim duruşumuzdur. AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın kaderiyle ülkemizin kaderi bütünleşmiştir. Üstlendiğimiz tarihi sorumluluğa uygun şekilde mücadele vermek zorundayız.

KONGRE SÜRECİ

Kongre sürecimizi de bu hakikate uygun şekilde yürütüyoruz. İl kongrelerimize de başlıyoruz. Haftasonu Şırnak’ta olacağım. Ardından Kayseri, Malatya, Van, Samsun, Kahramanmaraş ve Kocaeli il kongrelerinde milletimizle kucaklaşacağız. 3 Kasım’da 1 milyon yeni üye kampanyamızı 81 ilde 1 milyon fidan dikerek taçlandıracağız. Ankara’daki bu programda 7 ilimize de canlı bağlantı yapacağız.

Meslek kuruluşlarının artık sürdürülemez hale gelen çarpık yapısıdır. Barolarla ilgili yaptığımız kanun değişikliğiyle önemli adım atmıştık. Türk Tabipleri Birliği başta olmak üzere, ne zamandan beri terörle iç içe olanlar Tabipler Birliği gibi bir kuruluşun başına geçebiliyor? Bunun adı demokratik bir yaklaşım değildir. Terör örgütlerinin STK’lara el koymasıdır. Sağlıkta attığımız adımlar ortada. Bu hükümetin en başarılı olduğu alanlardan birisi sağlık. Fiziki altyapısıyla, görmediği yatırımları yapan bu hükümete hala çirkin yaklaşımlar içinde bulunmak kabul edilebilir değildir. Şehir hastanelerimizle, eğitim araştırma hastanelerimizle çok farklı bir dönemi yaşıyoruz. Bunlar buralardaki görevlerini yerine getirmiyor ama hakareti yapıyorlar. Biz bunlara hastalarımızı nasıl teslim edeceğiz? Teröristten bu beklenir mi? TTB başta olmak üzere meslek kuruluşlarındaki sorunlar da tahammül edilemez seviyeye ulaşmıştır. Anayasa’ya aykırı faaliyet içindedir. “Çoklu baro” gibi çalışmayı burada da yapmalıyız. Cumhur İttifakı olarak bu çalışmayı başarılı bir şekilde yürüteceğimize inanıyorum.

Uzun zamandır küçük ama örgütlü klikler tarafından kontrol edilen bu birlikte kuruluş amaçlarından sapmışlardır. İnsanları acımasızca katletmekten ormanları yakmaya, çocukları kaçırmaktan kadınlara tecavüze kadar bir terör örgütünü savunmak meslek örgünün görevi olamaz. Kendi devletinin sınırlarını güvenlik altına almaya yönelik harekatları itibarsızlaştırmak bir meslek kuruluşu görevi olamaz.

“MESLEK KURULUŞLARI İÇİN SÜRATLE ADIM ATMALIYIZ”

Milletin değerlerine savaş açmak bir meslek kuruluşunun görevi olamaz. Hükümetin her yaptığına karşı çıkarak, siyasetin en çirkef halini sergilemek bir meslek kuruluşu görevi olamaz. Anayasa maddesi açık. Dünyadaki uygulamalar ortada. Hangisinde meslek kuruluşlarının terör örgütlerini destekleyebileceği yazıyor?

Türkiye’nin bu ayıptan kurtulmasının vakti gelmiştir. Şimdi bu Tabipler Birliği ile alakalı Barolar Birliği ile ilgili atılan adım neyse, süratle her düşüncenin yer aldığı tabipler birliğini oluşturmamız lazım. Hepsi için bu çalışmalar yapılmalı. Süratle bu adımı atmalıyız. Diğer partiler katılır katılmaz ayrı konu. Vakit kaybına tahammülümüz yok. Önce meslek kuruluşlarıyla ilgili düzenleme, sonra tek tek Meclisimiz harekete geçmelidir. MHP grubuyla da istişare halinde gereken hazırlıkları süratle istiyorum.

Bu Haberi Yorumlayın..