13 Nisan 2021 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı kişiye ulaştı.

İstanbul 11°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Erkan Baş’tan ‘Seçim Kanunu’ açıklaması

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Erkan Baş, TBMM’de haftalık basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısında Siyasi Parti Kanunu ve Seçim Kanunu’na ilişkin konuşan Erkan Baş, “AKP ve MHP, daha az oyla TBMM’de nasıl daha çok temsil edilebiliriz diye düşünüyor. Ve bildiğimiz kadarıyla en az 6-7 aydır bir ekip sadece bunun üzerine kafa yoruyor” dedi.

“İKTİDARIN OYUNU BOZULMALI”

Baş, şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye’de iktidar tarafından açılmış bir demokrasi tartışması mı var? Temsilde adalet sorunu olduğuna dair en ufak bir söz duyduk mu, iktidar cephesinden? Bu Türkiye’de muhalefet dışında dillendirildi mi? Demek ki AKP’nin ajandasında eğer Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Kanunu konusunda bir hazırlık varsa, bunun bir demokrasi ve temsil adaleti sorunuyla ilişkili olmadığını anlayabiliyoruz.

Tek bir gerekçesi var:

AKP ve MHP, daha az oyla TBMM’de nasıl daha çok temsil edilebiliriz diye düşünüyor. Ve bildiğimiz kadarıyla en az 6-7 aydır bir ekip sadece bunun üzerine kafa yoruyor.

Edindiğimiz bilgilere göre üzerinde düşünülen senaryolar şunlar:

-Muhalefetin Vekil Sayısını Düşürecek Yapay Bölgeler Yaratmak

Daraltılmış bölgeler oluşturarak, AKP-MHP’nin yoğun oy aldığı ilçe ve mahallelerin yanına muhalefetin çok oy aldığı bölgeler uygun bir oranla birleştirilerek, muhalefetin meclise gönderdiği vekil sayısı azaltılmak isteniyor. Çok ince bir çalışma yapıldığını biliyoruz.

Barajı İkiye Çıkarmak

Türkiye’de zaten garabet olan seçim barajını şimdi ikiye çıkarmak istiyorlar. İttifakın yüzde 10 ya da 7 baraj alması kurtarmayacak bir de ittifak içindeki partilerin de diyelim yüzde 5 gibi bir barajı aşması gerekecek.

İstemedikleri Partinin Seçime Katılmasını Zorlaştırmak

Biliyorsunuz, seçimlere katılabilmek için Türkiye genelinde 41 ilin üçte bir oranında ilçesinde örgütlü olmak gerekiyor. Ayrıca TBMM’de grubu olan partiler de seçime girebiliyor. İşte hazırlıklardan birinin de bu yeterlilik koşullarını ağırlaştırmak olduğu söyleniyor. İlçe sayısını artırmak veya grup koşulunu ortadan kaldırmak gibi…

Bu saydıklarımda hiç demokratik bir adım, temsili artıracak bir niyet görüyor musunuz?

Yok!

AKP’nin amaçlarından biri AKP-MHP gerici ittifakının önünü açmak, anayasa değiştirebilecek bir çoğunluğu, aynı ya da daha az oyla sağlamak.

Ama daha önemlisinin şu olduğunu düşünüyorum:

AKP, siyasette dişine göre rakip istiyor. Sola işaret eden, gerçek bir muhalefet yapan kim varsa onu tasfiye etmek ve sadece kendisiyle genelde mutlu mesut geçinecek bir muhalefete alan açmak istiyor. Bu oyun bozulmalı.”

ERKEN SEÇİM ÇAĞRISI

Konuşmasının son bölümünde erken seçim çağrısında bulunan TİP Genel Başkanı, “AKP’nin dişine göre rakip seçme, Türkiye’yi seçeneksiz bırakma dayatmasına teslim olmayalım” şeklinde konuştu.

Erkan Baş, erken seçim çağrısını yinelerken şunları söyledi:

“Erken seçim konusunda daha önce de söylemiştim şimdi tekrarlıyorum. Bu iktidarın hiçbir meşruiyeti kalmamıştır.

Tek hesabı, iktidarda kalmasına yetmeyecek toplumsal desteğine rağmen koltuğa yapışmaktır. Pandemi dönemi bunu net bir şekilde göstermiştir. Açıklanan asgari ücret, kamu emekçilerine yapılan zam miktarı, emeklilerin durumu, kadınlara ve öğrencilere reva görülenler, muhalefet temsilcilerine edilen hakaretler…

Terör ve darbe bağımlısı bir iktidar var karşımızda.

Birilerini terörist ilan ettikçe koltukta kalabileceğini düşünen, darbe korkusu yaydıkça kazanacağını düşünen zavallı bir iktidar var.

“TİP HALKIN DESTEĞİNİ İSTİYOR”

Yalnızca son bir iki ayın aşı tartışmasına dahi bakmak bu zavallılığın ve ülkemizi içine düşürdükleri utancın düzeyini görmeye yeter de artar bile.

83 milyonluk Türkiye’ye 3 milyon doz aşı getirebildiler! İhtiyacımız olanın neredeyse yüzde 2’si.

İktidarın meşruiyeti neyle ölçülür?

Bizim ölçüt budur: yüzde 2!

Kamu emekçilerine yapılan zam %7.

Bizim ölçütüm budur: Yüzde 7!

İşte tüm bu nedenlerle derhal seçime gidilmelidir.

Ve tüm seçmenlere sesleniyorum.

AKP’nin dişine göre rakip seçme, Türkiye’yi seçeneksiz bırakma dayatmasına teslim olmayalım.

Hep birlikte kim bu iktidarla dişe dişe mücadele edebiliyorsa, kim aklı, bilimi emeği savunuyorsa ona güç verelim.

Türkiye İşçi Partisi bu nedenle halkın desteğini istiyor. Daha güçlü bir Türkiye İşçi Partisi’ne olan ihtiyaç her geçen gün daha fazla hissediliyor.”

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

CHP’li Engin Altay: Saldırılara teslim olunmayacak

HIZLI YORUM YAP