Faik Öztrak gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu

03 Temmuz 2020 16:12 Politika
CHP Sözcüsü Faik Öztrak, çoklu baro' teklifinin "Avukatlara partilerine, etnik kimliğine, dini inancına göre cübbe dikme projesi' olduğunu söyledi. Öztrak baro başkanlarının Meclis kapısında bekletilmesine ise "Bu utanç, sadece ucube saray hükümetine ait değildir, sarayın vesayeti altına girmeyi tercih eden buna destek veren iktidar ve koalisyon ortakları da bu utanca ortaktır" sözleri ile tepki gösterdi.
Faik Öztrak gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu

Öztrak, CHP genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında çoklu baro projesinin bir ‘FETÖ projesi’ olduğunu söyledi. Öztrak “Erdoğan şimdi de avukatlarımızın cüppelerine ilik açıp düğme dikmek istiyor. Kimin projesiyle? Bu ülkenin başına beraberce ördükleri çoraplar artık dillere düşen FETÖ’nün projesiyle” dedi.

Öztrak şunları söyledi:

“Koltuğu ve ikbali için milleti bölüp, parçalamaktan çekinmeyen sarayın kibirli adamı, şimdi baroları parçalamaya hazırlanıyor. Bu ülkede ilk defa Recep Tayyip Erdoğan’ın hükümetlerinde hâkimlerin ve savcıların cüppelerine ilik açıldı, önlerine düğme dikildi. Yargıya, yürütmenin başının önünde cübbe ilikletildi. Erdoğan şimdi de avukatlarımızın cüppelerine ilik açıp düğme dikmek istiyor. Kimin projesiyle? Bu ülkenin başına beraberce ördükleri çoraplar artık dillere düşen FETÖ’nün projesiyle…Sarayın kibirli başına soruyoruz:

Siz AK baroları kurma hayaliyle kamu kuruluşu niteliğinde meslek kuruluşu olan baroları bölüp parçalarken, bu milletin kardeşliğine, birliğine ve bütünlüğüne kast eden terör örgütleri bu defa da baroları ele geçirirse ne yapacaksınız? Milletten bir kez daha af mı dileyeceksiniz? Açık söyleyeyim. Milletimiz nezdinde aldatma kotanız dolmuştur. Önünü, ardını düşünmeden attığınız adımların sonu, milletimiz için hep kan, gözyaşı ve acı oldu. Yargılama, iddia ve savunma makamları adalet sisteminin üç sac ayağıdır. Bu üç unsur arasında halkımıza en yakın olanı da savunmadır. Avukattır… Avukatlar neyi savunur, kimi korur? Elbette milleti ve milletin hakkını.  Barolar, Anayasamızın 135. Maddesine göre “kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu” dur. Bu nedenle barolarımız anayasal güvence altındadır. “Çoklu baro” projesi; avukatlara partilerine, etnik kimliğine, dini inancına göre cübbe dikme projesidir. Bu aziz vatanı bölme ve ihanet projesidir. Peki savunmanın da sarayın vesayeti altına girmesinden, en çok kim zarar görür? Hukuk devleti zarar görür. Milletimizin hakkı, hukuku zarar görür. Ucube rejimin muktedirleri ise millet karşısında daha da güçlenecektir.”

BARO BAŞKANLARIMIZ, TBMM’NİN KAPISINDAN İÇERİ ALINMADI”

CHP Sözcüsü Öztrak ‘çoklu baro’ teklifi görüşmelerine katılmak isteyen baro başkanlarının meclis kapısında bekletilmesine “Bu utanç, sadece ucube saray hükümetine ait değil, sarayın vesayeti altına girmeyi tercih eden buna destek veren iktidar ve koalisyon ortakları da bu utanca ortaktır” sözleri ile tepki gösterdi.

Öztrak konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Dün gece yaşan bir ayıba değinmeden geçmek mümkün değil. Şu salgın döneminde, daha bir hafta önce, 27 saat Ankara’nın kapısında aç, susuz bekletilen baro başkanları, dün de TBMM kapısında sabaha kadar bekletildi. Milletin savunma hakkını temsil eden ve bu nedenle Anayasamızın “kamu görevlisidir” dediği baro başkanlarımız, dün millet iradesinin tecelligahı olan TBMM’nin kapısından içeri alınmadı. Bu utanç, sadece ucube saray hükümetine ait değildir. TBMM’nin ve milletin hukukunu korumakla mükellef olan ama sarayın vesayeti altına girmeyi tercih eden, parlamentonun yönetici koltuklarında oturanlar kadar buna destek veren iktidar ve koalisyon ortakları da bu utanca ortaktır.”

“GENÇLERİN DİSLİKE TSUNAMİSİNDEN KURTULAMADI”

Öztrak, Erdoğan’ın gençlerle yaptığı yayında sosyal medya için “İhmal edilemeyecek kadar önemli bir mecra” dediğini hatırlatarak “Milletin kendini özgürce ifade edebildiği tek bir mecra kaldı. O da sosyal medya. Şimdi boyalı ve renkli medya üzerindeki vesayetini, sosyal medyaya doğru genişletmek istiyor. Erdoğan tam bir hafta önce, gençlerle yaptığı dijital toplantıda ‘İhmal edilemeyecek kadar önemli bir mecra’ diyerek, sosyal medyaya iltifatlar yağdırıyordu. Buna rağmen Erdoğan o toplantıda gençlerin ‘dislike tsunamisinden’ kurtulamadı.  Gençler ‘Sana oy moy yok!’ diyerek sandığı işaret etti. Erdoğan sosyal medyada gençlerden çalımı yiyince ‘Bak topu patlatırım’ diyen mızıkçı çocuklara dönüverdi. Bir densizin alçakça hakaretlerini bahane ederek sosyal medyayı topyekûn kapatacağını söyledi. Yine millete had bildirme moduna geçti” dedi.

Öztrak, Esra Albayrak’ın sosyal medyada hakarete uğramasını da kınayarak “Sayın Meral Akşener, Sayın Canan Kaftancıoğlu, Sayın Başak Demirtaş ve toplum önündeki daha pek çok kadın için yeşil benekli troller sosyal medyada itibar suikastları düzenlerken siz neden bu kadar öfkelenmediniz, had bildirmeye kalkmadınız Sayın Erdoğan?” şeklinde konuştu.

Getirilecek yasakların yoksulluğu ve işsizliği gizleyemeceğini ifade eden Öztrak sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yasaklarla, tehditlerle gençleri susturabileceğinizi mi sanıyorsunuz? Hafta başında söyledim. Aklı başında hiçbir iktidar ülkesinin geleceği olan gençlerle kavga etmez. Gençlerle ve teknolojiyle kavga eden iktidarlar sandıkta kendi tabutlarına çiviyi çakarlar. Ne yaparsanız yapın milletimiz attığınız her adımı, söylediğiniz her sözü, yaptığınız her işi görüyor…Notunuzu veriyor, sandık geldiğinde de yerinizi gösterecek.”

Bu Haberi Yorumlayın..

Yazar Gündemleri

Ali Murat İRAT

İnsan insanın yarasıdır

Enver AYSEVER

Hangi Diyanet, hangi laiklik?

Gündemde Son Dakika