03 Temmuz 2022 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı kişiye ulaştı.

İstanbul 26°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Gazeteci Necdet Saraç: “Gazeteciler rüzgara karşı yürümelidir!”

İstanbul Gazeteciler Derneği, “Basının Dünü Bugünü” ismiyle gazeteci-yazar Necdet Saraç’ın katılımıyla Beylikdüzü Atatürk Kültür Merkezi’nde interaktif bir söyleşi programı düzenledi. Dernek Başkanı Mehmet Mert’in moderatörlüğünü yaptığı programa çok sayıda gazeteci katıldı.
Gazeteciliğe dair tespitlerde bulunan Necdet Saraç, gazeteci meslektaşlarıyla bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadığını belirterek başladığı konuşmasında Türkiye’de gazeteciliğin geldiği noktayı ve sosyal medya ile birlikte değişen alışkanları değerlendirdi.
Saraç, “16’ıncı yüzyıldan itibaren dünyada yazılı basına geçiliyor. Yazılı basın kitap, gazete, dergi demek. Zamanla bu hızlanıyor. 400 yıllık sürede günümüze damgasını vuran ne olmuş? Basın yazılı basın olmaktan önemli ölçüde çıkmış. Radyo ve televizyonla buluşmuş ama son 20 yılda dijital yayıncılık girdi devreye. Ve inanılmaz bir evrilme gerçekleşti. Öyle bir evrilme ki bugün dijital obezite diye programlar yapılmaya başlandı. Bu ne? İnsanların inanılmaz bir bilgi bombardımanına uğraması. İş öyle bir noktaya evrildi ki cep telefonsuz sokağa çıkmış inanılmaz bir eksikliği beraberinde getirir oldu. Telefonu bir yerde unuttuğunuz da sarjınız bittiğinde dünyanın sonuna gelmiş gibi algılıyorsunuz. Dünya bu anlamda ilginç bir noktaya geldi” dedi.
“TÜRKİYE’DE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ YOK”
Sosyal medyanın ve dijitalliğin öne çıktığı Türkiye ve dünyada gazeteciliğin de ilginç bir noktaya geldiğini anlatan Saraç buna rağmen siyasal iklimin gazetecilik üzerindeki etkisinin özellikle Türkiye’de olmak üzere çok baskın olduğunu da belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önceki gün söylediği; ‘Dijital bir faşizm anlayışı var’ sözlerini değerlendiren Saraç, “Şimdi Erdoğan; “Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki şu anda dijital platformlarda kontrolsüz bir şekilde dijital faşizm var” diyor. Bunu söyleyen 20 yıldır bu ülkeyi yöneten insan. Bunu söyleyen kişinin yönettiği ülke Uluslararası Sınır Tanımayan Gazetecilerin, basın özgürlüğü raporunda 180 ülke arasında 149’uncu sırada. Yani sende basın özgürlüğü yok, ifade özgürlüğü yok sende haberin peşinden koşma özgürlüğü bile yok. Bu gerçekliğe rağmen algı yönetiyorlar. Ülkenin cumhurbaşkanı kendisini dışarıda tutarak dijital faşizmden bahsediyor ve insanların düşünce sistematiklerini şekillendirmeye çalışıyor. Evet dijital faşizm tehlikesi var mı var. Şimdi de birçok kurum dijital diktatörlüğü paylaşıyor” diye konuştu.

“MEDYA OBJEKTİF OLMAKTAN ÇIKTI”
ABD’de ortaya çıkan yurttaş gazeteciliği kavramının sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla her yerde vücut bulduğunu bunun da objektifliğin önüne geçtiğini vurgulayan Saraç, “Gazeteciliğin temel prensibi ne? Objektif olma, haberi nesnel koşullarını içererek vermek. Bugün bu ülkede böyle bir şansımız var mı? Şu an herkes yurttaş gazeteciliği pozisyonunda. Elinizdeki laptop, telefon sizi yurttaş gazetecisi yapabiliyor. Herkes her konuda yorum yapabiliyor. Herkes yorumcu pozisyonuna geldi. Bunları niye söylüyorum? Dünya artık objektif olmaktan çıktı. Dünyada tarafsız gazetecilik kavramı havada kaldı. Bulunduğunuz yere göre bu iş renk değiştirebiliyor. Şimdi ülkede basının yüzde 90’ınını kontrol eden bir iktidar var. Gazeteler aynı manşetleri atıyor. Şimdi medya ne isterse onu tartışıyoruz. Eskiden bir merkez medya kavramı vardı şimdi o da kalmadı. Milliyet, Hürriyet vardı CNN Türk, NTV, Habertürk merkez medya sayılırdı. Ama bunlar bitti. Bunun yerini basını kontrol eden siyasi bir mekanizma aldı. Ülkedeki kutuplaşma medyaya yansır oldu. Medya açısından dijital gelişme objektif gazetecilik için bir şans olabilirdi. Ama demokrasi varsa objektif gazetecilik yapabilirsin, araştırmacı gazeteci olabilirsin. Şimdi bunların hepsinin yok olduğu bir ortamda siz siyasi iklimden bağımsız hareket edemezsiniz. Bugün merkez medyanın ortadan kalkmasının sebebi de o” şeklinde konuştu.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Yeni Masterchef, yeni ‘Şef’

HIZLI YORUM YAP