Saype’nin ‘Duvarların ötesinde’ projesi İstanbul’da başlıyor

26 Ekim 2020 16:04 Yerel Yönetimler
Sokak sanatı ve kırsal sanatı (landart) birbirine bağlayan sanatsal bir hareketin öncüsü olarak tanınınan Guillaume Legros namı diğer Saype (Say ve Peace kelimelerinden oluşturulan bir kısaltma), Duvarların Ötesinde (Beyond Walls) projesinin İstanbul ayağına düzenlenen basın toplantısıyla start verdi.
Saype’nin ‘Duvarların ötesinde’ projesi İstanbul’da başlıyor

Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın covid testinin pozitif çıkmasından dolayı katılamadığı, Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall’da saat 11.00’de gerçekleşen basın toplantısına Beşiktaş Belediyesi’nden Kurumsal İlişkiler ve İletişim Direktörü Çağdaş Yıldız katıldı. Yıldız’ın yanı sıra toplantıya İBB Kültür A.Ş. Kültür Etkinlikleri Müdürü Esra Koraltan, Boğaziçi Rektör Danışmanı Prof. Dr. Zafer Yenal, İsviçre İstanbul Başkonsolosu Julien Thöni, Fransa İstanbul Başkonsolosu Olivier Gauvin de katıldı. Proje, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Kültür A.Ş., Beşiktaş Belediyesi, Boğaziçi Üniversitesi, İsviçre Başkonsolosluğu, Institut français Turquie ve UPS’in desteğiyle gerçekleştiriliyor.

Basın toplantısındaki konuşmasına projenin gerçekleşmesinde emeği geçenlere teşekkürlerini bildirerek başlayan Saype;

“Fikirlerimizi harekete geçirmek istiyoruz, değerlerimizi inançlarımızı paylaşmaya çalışıyoruz. Benim için burada olmak büyük bir onur. Bu projede bana en başından tutkuyla destek olan Beşiktaş Belediyesi’ne ayrı bir teşekkür borçluyum. Beşiktaş Belediyesi ve diğer destekçilerim olmasaydı, bu proje günışığına çıkmazdı. Fikirlerin dolaşımında sanatın büyük önemi var, dil engelinin ötesine geçiyor ve ancak sanatla gerçek bağlar kurulup yaratılabilir. İstanbul’da öyle bir dönemindeyiz ki birçok yerdeki gibi kutuplaşmalar söz konusu. Ancak beraber hareket edersek önümüzdeki sorunlarla baş edebiliriz. Çünkü her şeyiyle çok bağlantılı bir dünya içerisindeyiz. Tıpkı domino taşları gibi. O nedenle sorunlara çözüm bulmak için birlikte, ortak bir sesin oluşturduğu kimlikle hareket etmeliyiz. İnsan zinciri oluşturmak için de kenetlenen ellerden daha anlamlı bir sembol olabilir mi? Burada fiziki değil zihinsel sınırları aşmak istiyoruz ve maalesef insanlık tarihinden beri kafamızda sınırlar var.” şeklinde konuştu.

Proje hakkında konuşma yapan Beşiktaş Belediyesi Kurumsal İlişkiler ve İletişim Direktörü Çağdaş Yıldız ise katılımcılara teşekkürlerini ilettikten sonra Covid 19 testi pozitif çıktığı için etkinliğe katılamayan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın mesajını okudu. Yıldız’ın okuduğu mesajda şu ibareler yer aldı;

“2020 yılına adım atarken, dünyada sorunların boyutu da giderek büyümekteydi. Ülkeler ve bölgeler arasındaki gerilimler, çatışmalar, toplumlardaki kutuplaşma, ticaret savaşları ve ekonomik sorunlar çözüm beklerken, pandemi hiç ummadığımız şekilde tüm dünyayı etkisi altına alarak, küresel bir krize yol açıp hayatlarımızı neredeyse tümden değiştirdi. Kendimizi, şu anda hayatta olan hiçbir neslin benzerini yaşamadığı bir deneyimin içinde bulduk. Bilinmezliğin kıskacında, sevdiklerimizi ve sorumlu olduklarımızı elimizden geldiğince korumak için, insanlık olarak çetin bir mücadele verdik ve halen bu mücadeleyi sürdürmekteyiz. Böyle zamanlarda sanatın iyileştirici ve birleştirici gücüne her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Ama bu dönemde ne yazık ki, iyi olma halimizi sağlayacak kültür sanat da zor günlerden geçiyor. Kültür kurumları faaliyetlerini ertelemek veya iptal etmek zorunda kalıyor. Yapabilen işlerini dijitale taşıyor. Biz Beşiktaş Belediyesi olarak, vatandaşlarımızın pandemi nedeniyle yaşadığı sıkışmışlık duygusunun giderek bir buhrana dönüşmesini engellemek için, yaz boyunca parklarımızda sosyal mesafeli etkinlikler düzenledik. İmkanlar dahilinde, koşullar el verdiğince insanlarımızın kültürel hayata katılımını sağlamaya, sanatçılar ve izleyiciler arasındaki etkileşimi canlı tutmaya çalıştık. İnsanımızın sanatla iyileşmesine yardımcı olmak istedik. UNESCO’nun da altını çizdiği gibi, tüm krizlere benzer şekilde bu pandemi de, insanlar ve topluluklar için kültür ve sanata olan ihtiyacı ortaya koydu. Kültür, milyarlarca insanın fiziksel olarak birbirinden uzak kaldığı bir dönemde bizi bir araya getiriyor; belirsizlik ve endişe yükseldiğinde bize ilham ve umut veriyor. Biz bu nedenle Beşiktaş’ta sanatsız kalmamaya çalışıyoruz.

Şimdi İstanbul’umuzda, Beşiktaş sınırları içerisinde bizlere umudu ve birlikteliği derinden hissettiren çok değerli bir sanatçıya ve eserine ev sahipliği yapmaktayız. Alplerden bir kız çocuğu figürüyle bize cesaret aşılayan…

Cenevre Gölü’nün kıyısından verdiği mesajla insanlığın ayıbı mülteci kriziyle yüzleşmemizi sağlayan…

Leysin’de 6 dönümü kaplayan çizimiyle bu krizden sonra insanlık olarak aynı yöne bakmamız gerektiğini bize hatırlatan…

İstisnasız her işiyle bize toplumdaki ve gezegendeki yerimizi sorgulatan, arazi sanatının en büyük isimlerinden Saip’i ve sanatını burada, ilçemizin ve ülkemizin öncü üniversitelerinden birinde konuk etmekten dolayı çok mutluyuz.

Saype’ın ‘Duvarların Ötesinde’ projesi kapsamında, dünyanın en büyük insan zincirini yaratma amacıyla çıktığı yolda Paris, Andorra, Cenevre, Berlin ve Torino gibi kentlerden sonra şimdiki durağı İstanbul. İnsanlar ve kültürler arasında kurulan bu köprünün ayaklarından birinin Beşiktaş’tan yükselmesi bizi gururlandırıyor.

Değerli sanatçımızın da dediği gibi, sanat insanların ruhlarına dokunabilen evrensel bir dil. Ve yalnızca birlikte hareket ederek değişim yaratabiliriz.

Bu yüzden diyoruz ki; Beşiktaş’ta Birlikte Varız!

Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.”

Saype’ın Haziran 2019’da başlattığı küresel Duvarların Ötesinde projesinin sekizinci durağını İstanbul oluşturmakta. Daha önce Paris, Cenevre, Berlin, Torino gibi şehirlerde gerçekleşen bu proje, tesadüfi karşılaşmalardan ve halkın, dünyanın en büyük insan zincirini İstanbul’dan geçirme arzusundan doğdu. Bu anlamda, gerçek bir işbirlikçi ve çok taraflı proje söz konusu. Sanatçı, eserlerini mucidi olduğu tebeşir ve kömürden oluşan bir boyayla yapmakta. Anıtsal eserlerinin amacı kültürler arasında köprüler döşemek olan bir ressam için, Akdeniz ve Karadeniz dünyalarının kavşak noktasındaki İstanbul kenti, hayati anlamı olan bir durak. İsviçre’de yaşayan Fransız sanatçının oluşturduğu evrensel halk dansının devasa elleri, Avrupa ve Afrika kıtalarını buluşturduktan sonra, bu kez de Boğaz’ın Avrupa yakasına gelecek ve Asya kıyılarına ulaşmak için boğazı geçecek.  Böylece şehirden şehre, kıtadan kıtaya, Batı’yla Doğu’yu sarmalayan büyük bir kardeşlik zinciri çizmeye devam edecek.

Proje sergisi bugün saat 17:00’da Taksim Sanat’ta (Taksim metro girişi) izleyicilerle buluşacak. Sergi 8 Kasım 2020 tarihine kadar açık kalacak. Ayrıca bu eserler, 7 Kasım 2020 Cumartesi gününden itibaren, Institut français Türkiye’nin İstiklal Caddesi cephesinde sergilenecek.

Bu Haberi Yorumlayın..